Hayatın incelikleri

İşte hayatın inceliklerini elde etmenin yollarından bazıları:

1- Hayatı, toplumu ve insanları iyi okumaya çalışın. Ba
şarılı ve sevilen insanları izleyin. Onların hayat felsefesini
öğrenin. O zaman başarının sırrını çözersiniz.
2- Hayatın ve tutacağınız yolun hakkında tereddüde ve
kararsızlığa düşüp de bir ışık aradığınız zaman, fikrini ve
reyini soracağınız kimseyi iyi seçin. Düşünün ki, isabetsiz
bir fikirden hareket ederek verdiğiniz karardan bütün ömür
boyu pişmanlık duymanız mümkündür. Fakat isabetli bir fi
kirden aldığınız ışık da bütün ömrünüzce yolunuzu aydınla
tır. (Ali Fuat Başgil)
3- İradenize hakim olamayacak kadar zevk ve tutkular
edinmeyin. Çünkü her insanı hoşlandığı yem ile avlarlar.
4- Kendinizde cevher olduğuna inanıyorsanız, onu işleye
cek bir sarraf bulun.
5- Her şeye mazeret bulmayı alışkanlık hâline getirme
yin. Unutmayın ki, mazeret bulmayı iyi başaranların, başka
bir şeyi iyi başardıkları pek görülmemiştir.
6- İnsanın ve kitabın dışına aldanmayın, içine bakın.
7- Kendi sorumluluklarınızı yerine getirin. Ancak o zaman
bireyden devlete uzanan çizgide, başkalarının sorumlulukla
rını eleştirmeye hakkınız olabilir.
8- Herhangi bir başarısızlıkla karşılaştığınızda, "keşke!"
yerine "gelecek sefere" demeyi alışkanlık hâline getirin. Bu
perspektif, sizin geleceğinizi belirlemede önemli bir unsur
dur. Çünkü "keşke!" kaybolan ümitleri, "gelecek sefere" ise,
yeni ümitleri sembolize eder.
9- Yetenek, güç, imkân, tecrübe gibi kendi gerçeklerinize
göre standartlarınızı belirleyin. Ve bu gerçeklere uygun olarak, iktisat içinde yaşayıp, insanlara
en az muhtaç olacak şekilde hayatınızı yönlendirin. Çünkü huzur ve mutluluğu ancak böyle
yakalayabilirsiniz. Unutmayın, hayatında mutsuz ve huzursuz olan kimseler, beş yıldızlı
isteklerini, dört yıldızlı yeteneklerle gerçekleştirmek isteyen kimselerdir.
10- Hayatı, yaşamaya değer bulmayı beklemeyin, hayatı
yaşanmaya değer kılmaya katkıda bulunun.
11- Sevdiğiniz birine, ortaya koymak istediğiniz sevginizi,
onun ölümünden sonraya saklamayın. Onu sevdiğinizi kabri
başında değil, o hayattayken söylemeniz bir anlam ifade
eder.
12- Bulutta otu, otta sütü, sütte eti, ette ruhu görebilen ba
siret sahiplerinden olmaya çalışın.
13- Yün bulmaya gidip de, kırpılmış olarak dönenlerden
olmayın.
14- Sağlıklı bir toplum yapısının ve toplum diyalogunun
olmazsa olmazlarından olan nezaketi, hiçbir zaman elden
bırakmayın.
15- Bir dostun yetenek ve erdemini gördüğünüz zaman, tak
dirlerinizi ifade etmeyi ihmal etmeyin. Çünkü, başkalarının
yetenek ve erdemini görmemek ayıp, fakat kendi ayıbını
görmek ise, hünerdir.
16- Başkalarının ayıplarıyla uğraşmak gibi bir ayıba hiç
bir zaman düşmeyin.
17- İnsanlarla  ilişkilerinizde vücut dilinin inceliklerine
dikkat edin. Birine hitap ettiğiniz zaman veya biri size hi
tap ettiği zaman (ona önem verdiğinizi göstermek için) da
ima gözlerine bakın.
18- Gerek evinizde, gerekse de misafirlikte önüne konan
yemeği övmeyi ve yapana teşekkür etmeyi unutmayın.
19- En yakın arkadaşınızla bile şakalaşırken zarif olun.
Kaba şakadan hayvan bile hoşlanmaz.
20- Doğru ve istikamet üzere düşünceler edinmeye bakın.
Çünkü düşünceler gayeleri doğurur; gayeler eyleme dönüşür,
eylem alışkanlıkları oluşturur, alışkanlıklar da karakterini
belirleyerek geleceğini tayin eder.
21- Başkalarının hataları ve kötülükleri ile uğraşarak ru
hunuzu karartmayın. Unutmayın! Düzeltilmesi gereken biri
cik insan kendinizdir.
22- Sakın ola ki, öfkeli iken bir şey yapmaya, bir karar
vermeye kalkmayın. Unutmayın ki, hiçbir tecrübeli kaptan,
fırtınalı havada denize yelken açmayı düşünmez.
23- Kalbinizin fazla çarpmaya başladığı, kanınızın yüzü
nüze çıkıp damarlarınızın büyüdüğünü hissettiğiniz anda,
konuştuğunuz meseleyi kapatın ve susun. Çünkü bu noktadan
sonra konuşmaya başlayan siz değil, hırsınız ve öfkenizdir.
Bundan dolayı, o andan itibaren gerçek için değil, kendiniz
için uğraşmaya başlarsınız.
24- Ağlamaktan korkmayın! Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir.
25- Her olgun insan gibi, duygu, düşünce ve hareket denge
sini iyi kurun. Hassas olmak da felâkettir, hissiz olmak
da...  Aşkınızı mantığınıza,  mantığınızı da  aşkınıza  feda
etmeyin. Önce düşünün, sonra inanın, en sonunda da harekete
geçin. Düşünceniz inancınız ile, inancınız hareketiniz ile,
hareketiniz de düşünceniz ile çatışmasın.
26- Aydınlığı içinizde taşımaya bakın. İşte o zaman karanlıkta bile yolunuzu bulabilirsiniz.
27- Başkalarının size inanmalarını istiyorsanız, önce siz
kendinize inanın.
28- Özgür olmadığı halde, kendisini özgür sanan nice tutsakların olduğunu unutmayın.
29- Bir sırrın sorumluluğunu, arkadaşınıza vermeden önce
iyi düşünün.
30- Diken olup ayağa batacağınıza, gül olun da yakaya takılın.
31- Çektiğiniz acılardan yakınmayın. Çünkü acı, size ken
dinizi aşmanın, duyuların sınırlı dünyasından kurtulmanın
yollarını öğretir.
32- Farklı olmayı, farklı düşünmeyi tehlike olarak değil,
zenginlik olarak algılayın ve bu farklılıklara hoşgörü ile
yaklaşın.
33- Gayeleri olan büyük adamlardan olun. Yoksa sadece is
tekleri olan küçük adamlardan olursunuz. Unutmayın! in
sana, aradığı şeye bakarak değer biçilir.
34- Hayat bir koşudur. Herkes bu koşuya performansı nis
petinde katılır. Önemli olan hangi kulvarda koştuğunuzdur.
Onun için koşmaya başlamadan önce kulvarınızı iyi seçin.
35- Gözünüz ile değil, yüreğiniz ile hüküm verin.
36- Önyargılarınızı yargılama cesaretini gösterin.
37- İnsanların bazısı yaşamadan ölür, bazısı ise öldükten
sonra yaşamaya devam eder. Siz de kısa hayat serüveninde
kalıcı bir eser bırakarak ölümsüzleşmeye bakın.
38- Sözlerinizi dikkatli sarf edin. Ölçün, biçin, öyle konu
şun. Unutmayın! Konuşmak ucuzdur .ama, geri satın almak
pahalıdır.
39- Öldükten sonra adınızın dillerde "hayırla" yâd edil
mesini istiyorsanız, büyük fedakârlıklarda bulunarak, sa
bırla, azimle iyi bir iş ortaya koymalısınız. Unutmayın ki,
âbideleri taşlar değil, işler meydana getirir.
40- Unutmayın! Doğru ve güzel sadece sizin tekelinizde
değildir.
41- Unutmayın! Eğer su kaynağı kendi ruhunuzdan fışkır-
mazsa susuzluğunuzu dindiremezsiniz.
42- Eşit davranarak değil, hakkını vererek "âdil" olun.
43- Yaptığınız tercihlerin sonuçlarını, tercihlerinizi yap
tıktan sonra değil, yapmadan önce düşünün.
44- Yaşlanın ama paslanmayın.
45- En büyük terbiyeci olan Rabbimizin "terbiye eden"
emirlerine itaat ederek  İlâhî  terbiyeden  nasibinizi  alın.
(Refik, 2000: 209-213)
Yaşanmış, doğruluğu test edilmiş ve hayatın incelikleri hâline gelmiş bu kurallara dikkat eden
bir insanın, toplum içinde başarısız ve itibarsız olması mümkün mü?
 

Yorum Yaz